Türkiye’de 2018 yılında kamuoyunu sarsan ve gıda sektöründe büyük tartışmalara yol açan at ve eşek eti skandalında önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün, halk sağlığını hiçe sayarak bu tür yasa dışı faaliyetlerde bulunan firmaların kamuoyuna duyurulan listelerden çıkarılması yönündeki tartışmalı talimatı, yargıdan döndü. Mahkeme, yaklaşık 300 firmanın adının listeden silinmesini isteyen bu talimatı hukuka aykırı bularak iptal etti.
Bu karar, idarenin keyfi uygulamalarına karşı önemli bir emsal teşkil ederken, sahtekarlık yapan firmaların korunması yerine tüketici sağlığının esas alınması gerektiği mesajını verdi.
Gıda Sahtekarlığı ve Bakanlığın Tartışmalı Talimatı
2018 Skandalı: At ve Eşek Eti Piyasalarda
2018 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı, et ürünlerine at ve eşek eti karıştırmak, ürünlerde tağşiş yapmak ve diğer gıda sahtekarlıklarıyla suçlanan yaklaşık 300 firmayı tespit etmişti. Bu firmaların piyasaya toplamda 1300 tona yakın at ve eşek etini dana eti gibi sunduğu belirlendi. İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Balıkesir, Afyon, Sakarya, Konya, Mersin, Isparta, Muğla, Tekirdağ ve Düzce gibi birçok ilde faaliyet gösteren bu işletmelerin isimleri, halk sağlığını korumak ve şeffaflığı sağlamak amacıyla kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bu açıklama, tüketiciler arasında büyük bir endişe ve infiale yol açmıştı.
Skandal Firmaları Koruma Çabası
Ancak skandalın hemen ardından, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden, il müdürlüklerine gönderilen 25.07.2018 tarih ve 89966 sayılı bir talimatla, bu firmaların kamuoyuna duyurulan listelerden “şikayetler üzerine” çıkarılması istendi. Bu talimat, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş tarafından belgeleriyle birlikte kamuoyuna duyurularak büyük tepki çekti. Yarkadaş, söz konusu talimatın, sahtekarlık yapan firmaları koruduğunu ve halk sağlığını riske attığını iddia etti.
Hukuk Devleti İlkesi Yargıdan Döndü
Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin Uyarısı
Talimatın hukuka uygun olmadığına dair ilk sinyaller, Bakanlığın kendi içinden geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Müşavirliği dahi söz konusu talimatın hukuka aykırı olduğunu, idarenin bu tür bir tasarrufta bulunamayacağını belirtti. Ancak bu uyarılara rağmen, Genel Müdürlük talimatını geri çekmedi ve il müdürlükleri de listedeki firmaları çıkarmaya devam etti. Bu durum, kamuoyu vicdanında soru işaretleri yaratırken, halk sağlığı savunucularının tepkisini çekti.
Mahkeme Kararı: Hukuka Aykırı Talimat İptal
Bu durum üzerine başlatılan hukuki süreç, uzun bir mücadelenin ardından sonuçlandı. Mahkeme, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 25.07.2018 tarih ve 89966 sayılı talimatının iptaline karar verdi. Mahkeme kararında, idarenin mevzuata aykırı, kamu yararına aykırı ve keyfi talimatlar veremeyeceğinin altı çizildi. Karar, idari işlemlerin hukuka uygunluk ilkesine bağlı kalması gerektiğini vurgulayarak, bu türden bir talimatın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini belirtti.
Bu yargı kararı, hem halk sağlığının korunması adına atılan önemli bir adım hem de idari şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Türkiye’de gıda güvenliği alanındaki denetimlerin ve uygulamaların hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.