Küresel ekonomide kaydedilen devasa vergi gelirlerine rağmen, dünya genelinde aşırı yoksullukla mücadeledeki yetersizlik çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Oxfam tarafından yayımlanan ve Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu öncesinde dikkatleri çeken rapora göre, 2022 yılında dünya genelinde toplanan toplam vergi geliri 3,2 trilyon doları aşarak rekor kırmasına rağmen, yaklaşık 700 milyon insan hala aşırı yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor.
Bu durum, küresel servet dağılımındaki derin eşitsizliği ve mevcut ekonomik sistemin en yoksul kesimleri korumadaki yetersizliğini gözler önüne seriyor. Oxfam, yayımladığı “En Zenginlerin Hayatta Kalması” başlıklı raporunda, aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmak için gereken 400 milyar dolarlık kaynağın, bu devasa vergi gelirlerinin yanında oldukça küçük kaldığını belirtiyor.
Oxfam Raporu Ne Ortaya Koyuyor?
Küresel Eşitsizliğin Çarpıcı Boyutları
- Servet Transferi: Rapora göre, 2020 yılından bu yana yaratılan tüm yeni servetin neredeyse üçte ikisi, yani 26 trilyon dolarlık kısmın %63’ü, dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesiminin cebine girdi. Geri kalan %99’luk kesim ise sadece üçte birini paylaşabildi.
- Milyarderlerin Yükselişi: Pandeminin başlangıcından bu yana milyarderlerin servetleri her gün ortalama 2,7 milyar dolar arttı. Küresel gıda ve enerji krizi, onların servetlerini daha da katladı.
- Şirket Karları ve Vergi Oranları: 2021 ve 2022 yıllarında şirket karları, 2017-2020 ortalamasına kıyasla %84 oranında artış gösterdi. Ancak şirketlerin ödediği vergi oranları ise 1980’deki %32 seviyesinden bugün %20’ye geriledi. Bu, son 40 yılda şirketlerin vergi yükünün önemli ölçüde azaldığını gösteriyor.
- Enflasyonun Etkisi: Artan enflasyon ve yaşam maliyeti krizi, düşük gelirli haneleri orantısız bir şekilde vurarak yoksulluğu daha da derinleştiriyor.
Yoksulluk Neden Bitmiyor?
Oxfam’a göre, küresel yoksullukla mücadeledeki başarısızlığın temel nedenlerinden biri, servet ve gelir dağılımındaki çarpık yapı ile vergi sistemlerindeki adaletsizlikler. Hükümetlerin, büyük şirketlerden ve süper zenginlerden yeterince vergi toplayamaması, kamu hizmetlerine ve sosyal güvenlik ağlarına yatırım yapma kapasitelerini sınırlıyor.
Raporda, küresel kamu borcunun artmasının da bu dengesizliğe katkıda bulunduğu vurgulanıyor. Birçok ülke, özellikle gelişmekte olan ekonomiler, artan borç yükü altında ezilirken, vergi tabanlarını genişletme ve adil vergi toplama konusunda zorluklar yaşıyor. Bu durum, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmayı engelliyor.
Oxfam’ın Çözüm Önerileri Neler?
Rapor, küresel eşitsizliği azaltmak ve yoksulluğu sona erdirmek için acil önlemler alınması çağrısında bulunuyor:
- En Zenginlere Servet Vergisi: Oxfam, dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesimine servet vergisi uygulanmasını savunuyor. Bu yolla toplanacak gelirlerin yoksullukla mücadele ve iklim kriziyle başa çıkmak için kullanılması hedefleniyor.
- Kurumsal Vergi Oranlarının Artırılması: Şirketlerin rekor karlar elde etmesine rağmen vergi oranlarının düşüklüğüne dikkat çekilerek, kurumsal vergi oranlarının adil bir seviyeye yükseltilmesi talep ediliyor.
- Kamu Hizmetlerine Yatırım: Yoksullukla mücadelede temel kamu hizmetlerine (sağlık, eğitim, sosyal güvenlik) erişimin güçlendirilmesi ve bu alanlara daha fazla yatırım yapılması gerektiği belirtiliyor.
Davos’ta bir araya gelecek dünya liderleri ve iş insanları, Oxfam’ın bu çarpıcı raporu ışığında, küresel ekonomik yapının daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi yönündeki baskılarla karşılaşacak. Küresel vergi gelirlerinin artması, tek başına yoksulluk sorununu çözmeye yetmiyor; esas mesele, bu gelirlerin adil dağıtımı ve eşitsizliğin temel nedenlerine yönelik yapısal reformlardır.